Manavgat çocuk doktoru Manavgat çocuk doktorları çocuk doktoru Manavgat çocuk doktorları Manavgat

Manavgat Çocuk Doktoru

Ateşli Çocuğa Yaklaşım

"Bebeklik ve çocukluk çağında anne ve babaları en çok endişelendiren durumların başında gelen“ateş” ile ebeveynler sık sık karşı karşıya gelmektedir. Ateş özellikle 3 yaş altındaki...

Manavgat Çocuk Doktorları

"Manavgat çocuk doktoru" olarak Çocuk sağlığı hakkında bilinmesi gerekenler, aklınıza takılanlar ve daha fazlasına sitemizin Blog Sayfasından erişebilirsiniz

Çocuklarda besin zehirlenmesi

çocuklar bağışıklık sistemlerinin erişkinlere oranla daha az gelişmiş olması nedeniyle besin zehirlenmesi yüksek risk altında kabul edilmektedir. çocuk...

Bebeklerde Kolik

Kolik sağlıklı olan bebeklerde tekrarlayan durdurulamayan ağlama krizleri ile karakterize bir durumdur. Tanım olarak; günde 3 saatten, haftada 3...

Yenidoğan Sarılığı

Yenidoğan sarılığı yaşamın ilk haftasında en sık görülen hastalıklardan biridir. Zamanında doğan bebeklerin %60 ında, erken doğan bebeklerin %80 inde...

Çocuklarda Aşılama

Aşılar az miktarda ölü yada zayıflatılmış mikroplardan yapılmaktadır. Bağışıklık sisteminin hastalıklara karşı kendini savunmasını öğrenmesine...

Manavgat çocuk doktoru

Uzm.Dr.Mustafa ÇAĞLAYAN İletişim Bilgileri İçin Lütfen Buraya Tıklayınız.

Çocuklarda Besin Zehirlenmesi


Besin zehirlenmesi çocuk yaş gurubunda görülen bağarsak hastalıkları arasında sık görülen bir durumdur. çocukların çoğu hayatının bir bölümünde bu durumdan etkilenmektedir. Besin zehirlenmesi yoğunlukla, uzun dönemde herhangi bir kötü etkiye sebep olmadan kendiliğinden iyileşmektedir. hastaların çok az bir kısmında da komplikasyonlar gelişebilmektedir.

Çocuklarda besin zehirlenmesi neden daha sık görülür ?


Çocuklar bağışıklık sistemlerinin erişkinlere oranla daha az gelişmiş olması nedeniyle besin zehirlenmesi yüksek risk altında kabul edilmektedir. çocukların bağışıklık sistemi bakteri ve virüslere karşı savaşmakta erişkinler kadar efektif değildir.
Besin zehirlenmeleri bakteri veya virüsler ile kirlenmiş su ve yiyeceklerin yenilmesi sonucunda gelişir. bu mikroorganizmalar yiyeceklerde halihazırda bulunabildiği gibi, eller vasıtası ile ağız yoluyla da alınabilmektedir. devamı için tıklayınız....

Ateşli Çocuğa Yaklaşım


Bebeklik ve çocukluk çağında anne ve babaları en çok endişelendiren durumların başında gelen“ateş” ile ebeveynler sık sık karşı karşıya gelmektedir. Ateş özellikle 3 yaş altındaki çocuklarda ciddi rahatsızlıkların belirtisi olabileceği gibi 6 yaşına kadar ateşli havale nedeni olabilceği için ailelerde ciddi anksiyeteye yol açmaktadır. Bunun için ebeveynlerin ateşin nasıl oluştuğu, nasıl ölçülüp değerlendirildiği, ateşe neden olan ciddi bakteri enfeksiyonlarının belirti ve bulgularının neler olduğu, ne zaman ve nasıl tedavi edilmesi gerektiği konularında bilgi sahibi olması önemlidir. Ateş, vücudun farklı virüs, bakteri, mantar gibi mikroorganizmalara karşı vücudun savunma nedeni ile verdiği tepki sonucu ortaya çıkar. Ateşin en sık görülen sebebi enfeksiyonlar olup; özellikle ilk beş-altı yılda en çok viral enfeksiyonlara gelişmektedir. Acil servise başvuran her 10 çocuktan 2-3 ü ateş nedeni ile başvurmaktadır. Bu sebeplerden ötürü ateşin çocuklarda doğru değerlendirilip, gerekli ve yeterli şekilde müdahale ve tedavisi önemlidir. devamı için tıklayınız....

Çocuk Hekimi ne zaman aranmalıdır ?


Eşlik eden cilt renginde solukluk veya morluk, huzursuzluk, aşırı ağlama veya ağlamama, Emmeme, aşırı halsizlik, uykuya eğilim veya baygınlık, hızlı veya çok yavaş soluk alıp verme, döküntü, ateşin düşmesine rağmen huzursuzluğun devam etmesi gibi bulgular varsa, 3 ay altındaki çocuklarda rektal ateş 38 derece ve üstündeyse, 3-6 ay arası bebeklerde 38,3 derece ve üzeri ölçülüyorsa, 6 yaştan büyük çocuklarda 39 derece ve üzeri ölçülüyorsa Ateşli havale geçirme öyküsü varsa, Ateş yüksekliği 3 günden uzun süredir devam ediyorsa, Eşlik eden kusma, şiddetli öksürük, kulak ağrısı, karın ağrısı, sık idrara çıkma, idrar renginde değişiklik, eklemlerde kızarıklık ve şişlik gibi bulgular varsa. devamı için tıklayınız....

Bebeklerde Kolik


Kolik sağlıklı olan bebeklerde tekrarlayan durdurulamayan ağlama krizleri ile karakterize bir durumdur. Tanım olarak; günde 3 saatten, haftada 3 günden ve en az bir hafta boyunca devam eden ağlama krizleri kullanılmaktadır. Kolik sık görülmektedir ve aileler açısından ciddi endişe kaynağı olmaktadır. Genllikle 3-4 aylıktan sonra kendiliğinden kaybolmaktadır.

Her 10 bebekten 3’ünde kolik görülmektedir. Klasik olarak tamamen sağlıklı bir bebekte ağlama krizleri olur. Bebeğiniz herhangi bir sebep yokken sanki ağrı çekiyormuş gibi ağlamaya başlar. Bebeğinizi normalde sakinleştirmek için kullandığınız metodlar işe yaramayabilir. Bacaklarını karnına doğru çekebilir ve beslenmek istemeyebilir. Bazen karnında guruldamalar hissedebilirsiniz. Ağlama sesi normalden farklı ve sert olabilir. Ağlama krizleri arasında bebeğiniz iraz sakinleşir gibi olur ta ki başka bir ağlama krizi başlayana kadar. Bu döngü bebeğiniz yorulup uyuyana kadar saatlerce devam edebilir. devamı için tıklayınız....

Yenidoğan Sarılığı

Yenidoğan sarılığı yaşamın ilk haftasında en sık görülen hastalıklardan biridir. Zamanında doğan bebeklerin %60 ında, erken doğan bebeklerin %80 inde görülmektedir. Hastaneden taburcu edilen yenidoğanların tekrar hastaneye başvurma sebepleri arasında birinci sıradadır.

Yenidoğan bebeklerde sarılık deri ve gözlerde kendini belli eder. Kandaki bilirübin maddesinin konsatrasyonu 5-7 mg/dl’yi geçtiğinde gözle farkedilir hale gelmektedir. Erişkinlerde ise bu değer 2 mg/dl dir ve sadece gözlerde farkedilir. Yenidoğan bebeklerde sarılık oluşmasının birçok altta yatan sebebi mevcuttur. Bunlar kan hücrelerinin yıkımında artma, karaciğerdeki enzim sistemlerinin henüz olgunlaşmamış olmasından ötürü bilirübin metabolizmasının yavaş olması, ve enterohepatik dolaşım denilen barsaklardan bilirübinin tekrar kana geri emilmesi olarak sayılabilir.

Yüksek serum bilirübin düzeyleri beyin dokusu hasarına sebep olabildiği için ciddiye alınması gereken bir durumdur. Çoğu vaka iyi seyretmekte ve herhangi bir tedavi uygulanmasına gerek kalmadan iyileşebilmektedir fakat hastaların yaklaşık % 5-10’unda klinik açıdan ciddi sayılan derecelerde yüksek saptanmakta ve tedavi edilmesi gerekmektedir. devamı için tıklayınız....

Çocuklarda Aşılama

Aşılar az miktarda ölü yada zayıflatılmış mikroplardan yapılmaktadır. Bağışıklık sisteminin hastalıklara karşı kendini savunmasını öğrenmesine yardım ederler. Aşılama çocuğunuzun hastalıklara karşı korunması için güvenli ve etkili bir yöntemdir.

Çoğu aşılar çocuğunuzun omzundan yada bacaklarından enjeksiyon şeklinde yapılmaktadır. Bazı aşılar ağız veya burun yolu ile de uygulanabilmektedir. Çocuğunuza aynı anda birden fazla aşıyı güvenle yapılabilir.

Aşılarda bulundan ölü veya zayıflatılmış mikroplar çocuğunuzun bağışıklık sisteminin antikor üretmesini uyarması ve bağışıklık hafızası geliştirmesi gibi yaralı etkileri olmaktadır. Birlikte bu yararlı etkilerin gelecekte aynı mikropla tekrar karşılaşma durumunda vücudun mikrobu tanıması ve onunla savaşmasına yardım etme gibi bir sonucu olmaktadır. devamı için tıklayınız....